Book Now
Gezi Rehberi
Tarihi Yokuşbaşı Mescidi

Tarihi Yokuşbaşı Mescidi

Barla, Bediüzzaman’ın oraya sürgün gönderilip, eserlerini telif etmesiyle tanınıncaya kadar, Anadolu’nun ücra bir köyünden ibaretti. Kara yolu bile olmayan, ulaşımın ya Eğirdir Gölü üzerinden sandalla veya hayvanlarla patikalardan yapıldığı bir köy… Bediüzzaman, 1927 yılında Isparta’dan buraya sürgün geldiğinde Nahiye Müdürü’nün ricasıyla Muhacir Hafız Ahmet (rahmetullahi aleyh) ‘in misafiri olur. Bu evde 27 gün kaldıktan sonra, kendi ricasıyla oradan, köyün “köy odası” olarak kullanılan Yokuşbaşı Mescidi’nin yanındaki ilk evine taşınır.

Bediüzzaman’ın İlk Evi

Bediüzzaman'ın Barla'daki İlk Evi ve Önündeki Çınar Ağacı

Bediüzzaman’ın Barla’daki İlk Evi ve Önündeki Çınar Ağacı

Köylülerin ve talebelerinin yardımı temizlenip Üstad’a tahsis edilen Barla’daki bu ilk evi 2 odadan ibaret ahşap bir evdi. Halen’de ziyarete açık olan ve daha hayatta iken Bediüzzaman tarafından hizmete vakfedilen bu mübarek ev, Yokuşbaşı Cami ile bitişik, önünde Bediüzzaman’ın sabahlara kadar üstünde zikir ile meşgul olduğu ve halen dimdik ayakta duran ihtişamlı bir çınar ağacıve evin altında da, daima akan bir çeşme vardır.

Ev, cami, çam ağacı ve çeşme Bediüzzaman’dan hatıraların şahitleri olarak o günden bu güne kadar tüm ziyaretçilere lisan-ı halleriyle Bediüzzaman’la yaşadıkları tatlı hatıraları anlatmaya devam etmektedirler. Bediüzzaman bu evde tam sekiz sene kalmış, talebe yetiştirmiş, dağlarda-bağlarda telif ettiği eserlerin tashihiyle burada meşgul olmuş, tüm Anadolu’ya telif ettiği eserleri buradan yaymaya başlamış ve adeta bir hizmet merkezi gibi faaliyet görmüştür.

Barla’daki ilk talebeleri de bu evde talebeliğe başlamışlardır. Hafız Ahmed, Mustafa Çavuş, Şamlı Hafız Tevfik, Sıddık Süleyman, Bahri Çağlar, Mübarek Süleyman, Şem’i Güneş, Abdullah Çavuş gibi talebeleri ile bu evde Risale-i Nur hizmeti başlamış ve tüm Anadolu’ya bu kahraman talebelerin yazdıkları eserler yayılmaya başlamıştır.

Mus Mescidi

Mus Mescidi

Mus Mescidi

1927 yılında Barla’ya sürgün gelen Bediüzzaman’ın harabe haldeyken kendi imkanları ile onardığı ve dört sene boyunca fahri imamlık yaptığı ve ezanın-namazın Türkçe olarak zorla icra ettirildiği dönemlerde Bediüzzaman’ın aslı ile icra ettirdiği mübarek camidir.

Bediüzzaman’ın Eskişehir’e nakledilmesinin ardından 1934’de cami kapatılmış, kısa bir süre sonra da tamamen yıkılmıştır.

2005 yılında ise bu cami yeniden inşa edilerek hizmete açılmıştır.

Çam Dağı

Yalnızlığa mahkum edilip, tek başına ölüp gitmesi için Barla’ya sürgün getirilen Bediüzzaman’ın, evinden başka dağlar ve bağlar da bir medrese olmaya başlamıştı. Barla’dan yürünerek yaklaşık dört saatlik tırmanma ile çıkılabilen Çam Dağı da Bediüzzaman’ın menzillerinden biriydi.

Bediüzzaman’ın “Yıldız Sarayına değişmem” dediği bu mübarek dağın, Eğirdir Gölü’ne bakan yüksek bir tepesinde bulunan iki ağacın üzerine çıkar burada zikir ve tefekkür ile meşgul olurdu. Malesef bu iki ağaç 2000 senesinde Bediüzzaman’ın hatırasından bile korkan menhus şahıslar tarafından kesilmiştir.

Şuan Çam Dağı, mesire alanına dönüştürülmüş olup, kesilen ağaçların olduğu yerde oturma ve tefekkür alanları yapılmıştır.

Cennet Bahçesi

Bediüzzaman’ın Barla’daki ilk talebelerinden olan Sıddık Süleyman (rahmetullahi aleyh) ağabeyin bahçesidir. Bediüzzaman bu bahçeye arasıra tefekkür ve ibadet için gittiği, abdest aldığı su için Sıddık Süleyman Ağabey’den helallik istediği nakledilen hatıralardandır.

Risale-i Nur Külliyatı içerisinde yer alan “Cennet Bahsi” risalesi bu bahçede 1-2 saat içerisinde yazıldığı için bu bahçeye cennet bahçesi ismi verilmiştir.

Bediüzzaman’ın Kaldığı İkinci Ev

1953 senesinde Barla’ya tekrar gelen Bediüzzaman’ın ara sıra kaldığı Hacı Mehmet Tevfik Öztürk’e ait evdir. Şuan restore edilmiş haliyle ziyaretçilerini beklemektedir.

Çeşnigir Sinan Paşa Camisi

Isparta’nın, Selçuklular’dan Osmanlıya geçmesinden bir kaç yıl önce yapılan son Selçuklu mimarisi eserlerinden Çeşnigir Sinan Paşa Camisi Barla’da ziyaret edilecek mekanlardan birisidir. Caminin yakınında, Bediüzzaman’ın Barla’daki talebelerinden Şamlı Hafız Tevfik’in onlarca hafız yetiştirip köye Sakal-ı Şerif kazandırılmasına vesile olan (şuan harebe olarak restore edilmeyi bekleyen) mübarek evi bulunmaktadır. Sakal-ı Şerif’de bu mübarek camide her ramazan ziyaretçilere açılmaktadır.

Barla Kabristanı

Bediüzzaman’ın hem Barla’daki ilk talebelerinin, hem de daha sonradan hizmetine koşan bazı talebelerinin kabirlerinin bulunduğu Barla Kabristanı’da Barla’da ziyaret edilecek mekanlardan birisidir.

Mesaj bırakın